Mevlana Sözleri



Bu yazımızda Mevlana Sözleri, mevlana, mevlana anlamlı sözleri, ünlü mevlana sözleri, mevlana eserleri, mevlana şiirleri kategorileri yer almaktadır. Mevlana‘nın en güzel sözlerini derlerdik ve sizlere sunduk iyi okumalar.

Mevlana Sözleri

Aklım her gün tövbe eder. Nefsim her an tövbemi bozar. Arada kalmış bîçareyim. İyi ki senin kapın var.
Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar.
Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim; yere düşen edebinize takılmamak.
Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.
Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.

Ey sahura kalkan, sahur yemeği yiyen kişi! Az konuş, hatta sus! Sus da orucu anlayanlar, oruçtan söz etsinler.
Ay doğmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene, kabahati ne güneşte ne de ay da ara! Gözlerindeki perdeyi arala!
Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.
İyiyim desem yalan olur, kötüyüm desem inancıma dokunur. En iyisi şükre vurayım dilimi, belki o zaman kalbim kurtulur.
Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

Şarap küpü nereye konursa konsun şaraptır. Gül mezbelelikte bitmekle kötü olmaz, şarap altın tasa konmakla helal olmaz.
Merhamette güneş gibi ol; cömertlikte akarsu gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; ayıpları, kusurları örtmekte gece gibi ol.
Misafirsin bu hanede ey gönül, umduğunla değil bulduğunla gül, hane sahibi ne derse o olur, ne kimseye sitem eyle, ne üzül.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.
Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok  az kalmış demektir.

Güzelliğin bir damlası olan Leyla için uykuyu haram etmek çok değilse, güzelliğin kaynağı Mevla için bir ömrü feda etmek az bile.
Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.
Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.
Yaşadığın dünyaya bak; yüce tanrı, hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş? Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere, tekme ve tokatla erişmeyi tercih edesin?
Nefsin ejderhadır. Öldü sanma, uykuya dalar o. Dertten eline fırsat düşmediği için uyur. Derdin bitince çıkar hemen. Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmadadır.

Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma; ya çok seversin bir kere, ya da hiç sevmezsin.
Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.
Bir kimsede kibir varsa, söz söylediği zaman soğan gibi kokar.
Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.
Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki; şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.

Bir muammadır aşk. Kiminin vicdanına atılan taş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk.
Bazen halimize Melekler imrenir. Bazen de halimizden Şeytan bile iğrenir.
Yılan sokması seni sadece canından eder. Ama kötü dost hem candan, hem de imandan eder!
Gel de birbirimizin kadrini bilelim. Çünkü ansızın ayrılacağız birbirimizden.
Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır.
Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!
Kanat vardır doğanı padişaha götürür; kanat vardır kuzgunu leşe götürür.
Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.
Kır oğul zinciri; hür gez, hür konuş, yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?
Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.
Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!
Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.
Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.
Sus gönlüm! Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.
Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.
Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters.
Akıl bir kuzu, nefis bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, nefis aklı yer.
Her yerde olmak gibi bir duan varsa, gönüllere gir; çünkü sevenler, sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.
Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur adabına.
Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.
Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.
Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.
İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toparlan da ufak bir imtihana satma kendini.
Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?
Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda, Allah nurundan habersizdir.
Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun her zaman Allah olsun.
Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ!
Susmak, mana eksikliğinden değil. Belki mana derinliğindendir.
Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.
İnsan her şeyi göremez; sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder.

Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım.
Şikayetçi, kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez, tahammül eder.
Sabır önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!
Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.
Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.
Üç sözden fazla değil, tüm ömrüm şu üç söz; hamdım, piştim, yandım.
Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atılana kadardır.
İsyanlardayım dedi. Hayır, imtihanlardaydı. Fark etseydi, kurtulacaktı.
Kim, ne olursa olsun, sevgili bizim olsun tek, canı, canımız olsun.
Gülü gülene ver. Kalbini sevene ver. Sevmek güzel şeydir. Kıymet bilene ver.
Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen ‘ben Aşk’ım’ deme kimseye.
Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!
Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.
Tut ki Ali’den sana miras kaldı Zülfikar. Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikar neye yarar?
Gerçek aşk’ı bilen kalp bir damla suya bile hürmetle bakar.
Gönül, ebedi olmayan mülkü, bir rüya bil!

Cahil kişi gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.
Gönül, gönül verilerek alınır.
Harf’ler yetmedi anlaşılmama, bari hâl’den anla.
Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.
Ahlak örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmaz.
Bazı insanlar bize armağandır, bazıları ise ders.
Yok, dünyada hicrandan daha acı ne istiyorsan et de onu etme.
Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.

Mevlana Sözleri Rating: 4.5 Diposkan Oleh: HCN