İngilizce Whatsapp Durumları

I will win, Not immediately But Definitely.’ (Ben kazanacağım. Acil değil kesin olarak.)
If you’re talking behind my back, you’re in a good position to kiss my ass (Eğer arkamdan konuşuyorsan, arkamı öpmek için uygun pozisyondasın demektir.)
Doubt kills more dreams than failure ever will. (Şüphe düşeceğin hatalardan fazla hayalleri öldürür.)
Work for cause not applause (Alkış için değil sebep için çalış.)
Born to express, not to impress (İz bırakmak için değil, kendini ifade etmek için doğdun.)
Silent people have the loudest minds (Sessiz insanlar gürültülü zihinlere sahiptir.)
Sometimes it’s easier to pretend you don’t care, than to admit it’s killing you. (Bazı zamanlar seni öldürecek itiraflardan ziyade umursamama eğilimi daha kolaydır.)
You cannot stop the waves but you can learn to surf. (Dalgaları durduramazsın fakat sörf yapmayı öğrenebilirsin.)
Life is like photography, You use the negatives to develop. (Hayat fotografi gibidir, gelişmek için eksileri kullanırsın.)
Two things are infinite: the universe and human stupidity; and I’m not sure about the universe. (İki şey sonsuzdur, evren ve insanın aptallığı; ve evrenin sonsuzluğu konusunda emin değilim.)
War doesn’t determine who’s right. War determines who’s left. (Savaş kimin haklı olduğunu değil, kimin sağ kaldığını belirler.)
When someone says, “You’ve Changed”, It simply means you’ve stopped living your life their way (Birileri sana değiştiğini söylediğinde bu basitçe hayatını onlardan farklı şekilde idame ettirdiğin anlamına gelir.)
If you want to make your dreams come true, The first thing you have to do is wake up. (Eğer hayallerini gerçekleştirmek istiyorsanız yapman gereken ilk şey uyanmak zorunda olduğundur.)
Whenever i think of quit smoking, I need a cigarette to think. (Her ne zaman sigarayı bırakmayı düşünsem, düşünmek için bir sigaraya ihtiyaç duyuyorum.)
You never know how strong you are, until being strong is the only choice you have. (Güçlü olmanın tek seçimin olduğunu anlayana dek asla güçlü olamazsın.)
You have to be ODD, to be number ONE. (Bir numara olmak için farklı olmak zorundasın.)
Mistakes are proof that you are trying. (Hatalar, çabaladığını kanıtlar.)
I am not failed……My success is just postponed. (Hata yapmıyorum. Yalnızca başarımı erteliyorum.)
When i was born..Devil said..”Oh Shit..!! Competition” (Doğduğumda Şeytan dedi ki ”Oh Shit, Rekabet başladı.”)
When nothing goes right..!! Go left. (Hiçbir şey yolunda gitmiyorsa sola dön.)
If you can’t convince them, Confuse them (Eğer onu ikna edemiyorsan, kafasını karıştır.)
Save water drink beer. (Suyu koru, bira iç.)
Scratch here ▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒ to reveal my status (Burayı kazı Whatsapp durumumu [statü] ortaya çıkar.)
Life is Short – Chat Fast! (Hayat kısa, chat hızlı.)
I don’t lie, I speak Fiction. (Yalanı sevmem, kurgu dilinde konuşurum.)
Trust in God, But lock your car. (Tanrıya güven, fakat arabanı kilitle.)
I need Six months of vacation, Twice a year. (6 aylık bir tatile ihtiyacım var: Yılda iki kez.)
Sometimes you succeed…. and other times you learn. (Bazen başarırsın, ve diğer zamanlarda öğrenirsin.)
Please think Positive (Lütfen pozitif düşün.)
9 Aralık 2014



I m not special, I am just a LIMITED EDITION. (Özel değilim, Sadece sınırlı üretimim.)
There is only 1 thing 2 do, 3 words for you – I Love You
Don’t tell people your dreams, SHOW THEM! (İnsanlara hayallerinden bahsetme, göster!)
Borrow money from a pessimist- – he doesn’t expect it back. (Ödünç parayı karamsar bir insandan iste, çünkü geri geleceğini ummaz.)
Keep Smiling & One day Life will tired of upsetting you 🙂 (Gülümsemeye devam et, hayat seni üzdüğü için bir gün yorulacak)
Our marriage is like a workshop. I work and my wife shops. (Evliliğimiz atölye gibi, Ben çalışıyorum, karım alışveirş yapıyor. İngilizce kelime oyunu.)
typing…. (Yazıyor.)
I’m so good at sleeping, I can do it with my eyes CLOSED 🙂 (Uyuma konusunda çok iyiyim, gözlerimi kapalıyken bunu yapabiliyorum.)
For Sale: Parachute. Only used once, never opened. (Satılık Paraşüt. Sadece bir kez kullanıldı, hiç açılmadı.)
I just want to die young as late as possible. (Mümkün olduğunca geç bir zamanda genç ölmek istiyorum.)
My “last seen at” was just to check your “last seen at”.
Hurt me with a truth, don’t comfort me with a lie. (Canımı bir doğruyla acıt, beni bir yalanla mutlu etme.)
LOVING MIGHT BE A MISTAKE, BUT IT’S WORTHS MAKING. (Aşk bir hata olabilir, ancak denemeye değer.)
One day i really want to say- I MADE IT. (Bir gün gerçekten “Ben yaptım.” demek istiyorum.
Success is falling 9 times and getting up 10. (Başarı 9 kez düşmek, 10 kez kalkmaktır.)
Do it today or regret TOMORROW. (Bugün yap ya da yarın pişman ol)
When i met you i found life. (Seninle tanıştığımda, hayatı keşfettim.)
If I know what love is, it is because of you!! (Eğer aşkın ne olduğunu biliyorsam, bu senin yüzündendir.)